Livaneli Manavgat`a Güneşle Geldi

Ünlü yazar, yönetmen, sanatçı Zülfü Livaneli, Manavgat halkıyla buluştu. Manavgat Belediyesi`nin kültür etkinlikleri kapsamında "Güneşle Geliyoruz" organizasyonuyla kente gelen ünlü sanatçı, dün akşam Kordon Caddesi Amfitiyatroda hayranlarıyla buluştu.

Alana Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen ve ailesi ile birlikte "Özgürlük" şarkısıyla giren Zülfü Livaneli`yi vatandaşlar alkışlarla karşıladı. Büyük bir sevgi selinin yaşandığı buluşmada, Livaneli ve Belediye Başkanı Şükrü Sözen birlikte sahneye çıkarak halkı selamladı. Livaneli ve Başkan Sözen, belediye çalışanları tarafından getirilen karanfilleri halka attı. Livaneli "Merhaba" diyerek başladığı halkı selamlama konuşmasında, "Ülkemizin bu güzel bölgesinde Manavgat`ta sevgili belediye başkanımızın, saygıdeğer ailesinin ve kültürle ilgili görevli arkadaşlarımızın davetiyle geldim. Ama yüzünü bu güne kadar görmediğim insanların sıcak karşılamasıyla karşılaştım. Bu sıcak karşılama için sizlere gönülden teşekkür ederim. Herkes zannediyor ki halkın sanatçılara ihtiyacı var. Hem de bazı dönemlerde ülkedeki umudu yeşerten, güneş toplamaya çalışan, umut toplayan sanatçılara ihtiyacı var. Bu doğru. Ama bundan daha büyük bir gerçek var. Sanatçıların da kendilerini yürekle karşılayan sevenlerine ihtiyacı var. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum" dedi. Daha sonra ünlü sanatçının biyografisinin sunulduğu gecede ardından Livaneli, vatandaşlarla söyleşi yaptı.





Livaneli söyleşisinde şu sözlere yer verdi."Akdeniz benim dünya denizleri içinde en çok sevdiğim denizdir. Üzerine şiirler şarkılar yazdığım denizdir. Deniz diyince oradaki mavi suyu değil yaşam kültürünü kastediyoruz. Bu bölgenin insanlarını kast ediyoruz. Ve size bakarken keşke bütün Türkiye sizler gibi olsaydı diye düşünüyorum. Bu kadar medeni sevecen ve bu kadar duyarlı insanlardan ibaret olsaydı. Bizim ne AB derdimiz, ne modernleşme derdiğimiz olurdu. Dünyanın en önde gelen ülkesi olurduk. Biraz önce başkanımızla sohbet ettik. Dünyada çok dolaşma fırsatım oldu. Gitmediğim yer kalmadı sayılır. Ama kendi kendime soruyorum. Acaba çok mu subjektif olup taraf tutuyorum. Türkiye kadar güzel bir ülke yok. Bu ülkenin en güzel tarafı da burası elbette. Burada sizlere siyasi konuşmak istemiyorum. Ortadoğu Kafkaslar ve Balkanlar gibi dünyanın en büyük problemlerini yaratmış olan 3 büyük bölgenin ortasındayız. Problemsiz bir ülke olmamız mümkün değil. Tarihin her döneminde sorunlar yaşamışız ve yaşamaya da devam edeceğiz. Ama Türkiye`deki bütün zorluklar sıkıntılar, başkanımızın çektiği sıkıntıları ben de çektim. Ama bu ülke sevdiği evlatlarına acı, sıkıntı çektirir. Bu ülke için sıkıntı çekmiş insanların isimlerini saymaya kalksak, ta Namık Kemal`lerden başlayarak bugünlere kadar Türkiye`deki bütün sanatçı, düşünürlerin ismini uzun bir liste olarak saymamız gerekir. Bunun sonucunda ülkemize küsmüyoruz. Ülke bizim ülkemiz. Başka yerimiz yok. Ordumuza, siyasetimize, insanımıza küsmüyoruz. Bizim hoşumuza gitmeyen dönemler olsa bile demokrasilerde böyledir. Bir devir gelir açılır. Başka bir devir kapanır ve başkasına geçilir. Bu devirlerin geçişi sırasında zaman zaman çok acayip karşılaşmalar oluyor. Benim şarkılarım hep bu ülkede mağdurların kaybedenlerin müziği oldu. Bunu nereden anladım biliyor musunuz? Son zamanlarda Fenerbahçe maçlarında Saraçoğlu stadında 50 bin kişi kalkıp benim şarkılarımı söylüyorlar. Fenerbahçe marşı yaptılar, klip yaptılar. Ben de hep şunu diyorum, "Beni hatırlamanız için mağduriyete mi uğramanız lazım". Geçenlerde yine komik bir şey oldu. İstanbul`da seçim öncesi Nişantaşı`nda yürüyorum. Bir otobüsün yaklaştığını gördüm. Kulak kabarttım bir özgürlük parçası çalıyor. Bu kim dedim. Bir baktım Orgeneral Çetin Doğan`ın otobüsüymüş. Dedim ki, "Paşam Allah kurtarsın ama biz bu şarkıyı size karşı yazmıştık". Yani böyledir devirler geçer, devirler değişir. O kadar güzel bir ülkedeyiz ki ben bu ülkede herkesi kardeşim olarak görüyorum. Bu kutuplaşma beni ilgilendirmiyor. Türkmüş, Kürtmüş. sağcıymış, solcuymuş, AKP`liymiş, CHP`liymiş, örtülüymüş, örtüsüzmüş beni ilgilendirmiyor. Benim kardeşim, benim bacım, benim vatandaşım. Ve siz çok şanslısınız bu kadar güzel bir yerde yaşıyor olmak, ayrıca mutlu olmak için birşeye neden göstermiyor. Nefes aldığınız zaman iyi ki ben buradayım, burada yaşıyorum demeniz lazım. Beni de kabul ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum"





Daha sonra ünlü sanatçı, Manavgatlı hayranları için kitaplarını imzaladı. Sanatçı, her bir vatandaşla ve özellikle çocuklarla tek tek sohbet etmeyi ihmal etmedi. Son olarak Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen Manavgat`a geldiği için teşekkür ederek plaket hediye etti. Livaneli`ye çiçeklerini ise Sözen`in kızı İrem Sözen verdi.



e-belediye,

iletişim

sanal-tur

rehber

video-galeri

nöbetçi-eczaneler

meclis kararları

ihaleler

manavgat-revize21_03

smsduyuru

gündem

köy evleri