Türkbeleni Yangını İle İlgili Basın Toplantısı

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen,26 temmuz tarihinde çıkan.100 dönüm alanın yandığı Türkbeleni yangını ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına çok sayıda basın mensubu katıldı.Belediye ekipleri, orman işçileri ve vatandaşların yangında canla başla mücadele ettiğini belirten Başkan Sözen,yangın üzerinden siyaset yapılmasının yanlış olduğunu vurguladı.Sözen,itfaiye ekiplerinin canlarını dişlerine katarak profesyonelce mücadele ettiğini hatırlatarak tüm ekiplere ve vatandaşlara teşekkür etti. Türkbeleni`nin belediyeye tahsisi ile ilgili olarak defalarca müracaat etmelerine rağmen sonuç alamadıklarını anlatan Başkan Sözen, Sorgun Çamlığı`nın da aynı tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyledi.Başkan Sözen, Türkbeleni ve Sorgun Çamlığı`nın belediyeye devri ile ilgili olarak ısrarlı mücadelesinin devam edeceğini de vurgulayarak temsil noktasındaki kişileri de sorumlu olmaya davet etti.

Başkan Sözen,Toplantıda Şunları Söyledi.

TÜM EKİPLERE ve DUYARLI HALKA TEŞEKKÜR
26.07.2013 tarihinde Saat: 12.51-13.30 saatleri arasında çıkan Türkbeleni Ormanı yangını hepimizi derinden yaralamıştır. Belediyemize gelen ihbar doğrultusunda belediye ekiplerimiz zaman kaybetmeden olay yerine gittiler. 30`un üzerinde itfaiye ekibimiz, 13 itfaiye aracı bunun yanı sıra orman personeli, belediyenin diğer birimlerinde çalışan arkadaşlarımız olay yerinde kendilerine düşen vazifeyi üstlenmiştir. Ayrıca duyarlı Manavgat halkı da bu acı olayın içinde bir şeyler yapabilir miyim diye olay yerine gelmişler ve her biri emek sarf etmiştir. Bu vesile ile hem Manavgat belediyesi itfaiye ekibime, hem de beldelerden gelen itfaiyeci arkadaşlarıma, orman ekibindeki arkadaşlarıma, sorumluluklarından dolayı olaya dahil olup, acıyı yüreklerinde paylaşarak yangının söndürülmesinde emek veren halkımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Burası 352 bin m2`lik bir alan. Bu talihsiz yangınla, Manavgat`ın kalbi, ciğeri olarak kabul ettiğimiz, Hepimizin anılarının bulunduğu, çocukluğumuzun geçtiği Türkbeleni`nde yaklaşık olarak 100 dönüm alan yangına kurban gitmiştir. Anlatılmaz bir üzüntü. Yangında ciddi bir poyraz da vardı. Arkadaşlarımız profesyonelce müdahale etti. Yangın bölgesinde yerleşim yerleri vardı biliyorsunuz. Buralara sirayet etmemesi adına ciddi gayretler sarf edildi. Bu işler göründüğü gibi basit değil arkadaşlarım. İtfaiye personelimiz, belli süreçlerde derslerden geçen, tatbiki kurslarını alan yetişmiş personelimiz hepsi. Hepsiyle verdiği emeklerden dolayı gurur duyuyorum. Bilindiği gibi yakın zamanda Kumköy`de bir otelimiz, orman alanımız, Ilıca`da bir otelimiz de yangın geçirdi. Hepsine ekibimiz müdahil olarak yangınları kısa sürede söndürmüştür. Ayrıca aynı akşam, soğutma çalışmalarında çalışan arkadaşları da düşünerek belediye ekiplerimiz, mahalle sakinleri ve orman ekipleri için iftar çadırı kurarak lokmasını paylaşmıştır. Olayı ikiye ayırabiliriz. Bizler sorumluluk noktasındaki insanlar her zaman temkinli olmak zorundadır. Sade biz değil. Manavgat`ta siyasi partilerde, sivil örgütlerde, belediye bünyelerinde görev alanlar toplum önündeki insanlardır. Ağızlarından çıkan her yorumu 3 kere düşünüp bir kere konuşmak mecburiyetleri vardır.



TAHSİS TALEPLERİMİZ REDDEDİLDİ
Bakın bu sürecin iki boyutu var. Göreve geldiğimizden beri Türkbeleni`ni çok çok önemsedik. Manavgat`ın kalbinde merkezinde böylesine nadide bir yerin bu kadar sahipsiz, kontrolsüz kalmasına gönlümüz razı olmadı.19.08.2009 tarihinde Orman Bakanlığı`na tahsis müracaatında bulunmuştur. Neden tahsis talebinde bulunmuşuz. Türkbeleni tamamen korunaksız, temizlenmeye ihtiyacı var. Her tarafı çalı çırpı. Ayda bir yangın gerçekleşiyor ve bunu Manavgat Belediyesi söndürüyor. Buna gönlümüz razı olmadı. Buranın yok olmaması adına talebimiz olmuştu. Halka ait olan belediyeye burayı verin diye talebimiz oldu. Burayı korurken halkında kullanımına açmak istedik. Kent parkı olarak hayata geçirmek, çocuk oyun alanları, mesire alanı, halkımızın nefes alacağı cazibe merkezi olarak hayata geçirmek için buna talep ettik. Ama ne hikmettir ki, Manavgat`ta onlarca şahıs ve teşebbüs orman alanlarını kiraya alırken, 23.12.2011`deki ikinci tahsis talebimiz de gerekçesiz olarak burası Manavgat belediyesine verilmemiştir. Ve neticesi şu andaki gibi hezimet. Geçerken kafamı önüme eğerek geçiyorum. Bunun olacağını defalarca söyledik. Farklı amaçlarla buranın kullanıldığını ifade ettik. Bakılmasını temizlenmesi gerektiğini söyledik. Ama lafımız pazara varmadı. Neticesi hep beraber gördüğünüz gibi arkadaşlar. Orayla ilgili acımız hala devam ediyor.

YANGINDA MÜCADELE VEREN EKİBİMLE İLGİLİ AHKAM KESİLMESİNE İZİN VERMEM
Tekrar söylemek ihtiyacı hissediyorum. Orada çalışan ekip arkadaşlarımla gurur duydum.Her biri yaşamlarını riske attı o poyrazdaki yangının içinde. Canlarını dişlerine kattılar. Ama klimalı bürolarında, arabalarında gezerek, oturarak o yangınla ilgili ahkam kesilmesine de gönlüm asla razı olmaz. Bu arkadaşlarımla bütün samimiyetiyle orada mücadele veren belediye ekipleri,yangın ekipleri, orman ekipleri,çevreden gelen itfaiye ekipleri hakkında ahkam kesilmesine asla gönlüm razı olmaz,izin de vermem. Bu yorumları yapan arkadaşları ben yangın boyunca hiç görmedim. Böyle bir şey olmaz.Manavgat bu dönemlerde bir bütün tek yürek olmak zorundadır. Her türlü konuşmamda Manavgat`ı bir aile olarak zikrediyorum. Böylesine önemli bir dönemde, Ramazan sürecinde ve hele hele hepimizin için çok önemli Türkbeleni yangınında bir geçmiş olsun deme nezaketi gösteremeyen yapıların oraya katılmadan benim ekiplerime yorum yapmasına asla müsaade etmem. Bizim ekibimiz gurur duyacağımız şekilde orayla ilgili sınavını vermiştir. Olayın bu boyutunu ifade etmek isterim.

SORGUN ÇAMLIĞI DA ALLAHA EMANET
İkinci bir konumuz bakın söyleye söyleye bu sıkıntı geldi.Sadece burayla kısıtlı değil.Hepimiz için önemli bir de Sorgun Çamlığımız var. Orası da bu sıkıntıya gebedir.Orda da bizleri böyle üzüntülere koyabilecek sıkıntılar yaşanabilir.Oralar hepimizin çocuklarımızın soluk alacağı yerler olarak gördüğümüz nadide bölgeler.Sorgun da aynı tehlikeye maruz kalacak bir yer 1.Derece Doğal Sit Alanı olan Sorgun Ormanı`nda 310 hektar alan için Koruma Amaçlı imar Planı çalışması,Manavgat Belediyemizce hazırlanmıştır.28.09.2011 tarihinde hazırlanan koruma imar planı Turizm Bakanlığı`na gönderilmiştir.Ancak uzun bir süre onaylanmamış bekletilmiştir. Sorgun Çamlığının etrafını çevirelim, nizamiyelerle çevresini kontrol altına alabilelim. Yangın vanaları ile müdahale edebilelim.Belli yerlerde itfaiye konuşlanma merkezleri kurabilelim.İnsanların kontrollü giriş çıkışını sağlayalım diye yaptık. Koruma imar planı çalışmasında bunlar var. Ama Turizm Bakanlığı, ilginç bir şekilde, mantığımın almadığı bir şekilde, belediyemizin hazırladığı bu koruma planı ile ilgili olarak MATAB?a görüş sormuştur. Bunu hiçbir mantık kabul etmez. Ve o gün bugündür bakanlıktan hiçbir cevap alamadık. İkinci yazımız 3 Kasım 2012`dir Bakanlığın MATAB`a görüş sorduğu tarihtir bu.O gün bugündür cevap alamadan gerekçesiz bekliyoruz.Ama yine Manavgat Belediyesi mücadelesinden vazgeçmemiştir.İkinci kez 05.09.2012`de Sorgun Koruma Amaçlı İmar Planı,Turizm Bakanlığı`ndan sonuç alınamaması üzerine bu kez Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na da müracatta bulunmuştur.O gün bugündür ne MATAB`ın Bakanlığa geri yazısı yazılmıştır. Ne de iki bakanlık bu doğrultuda bize cevap vermiştir.Şu anda Sorgun Çamlığı da Allaha emanettir. Bunu hepinizin bilmesini istiyorum.



SİYASET MALZEMESİ YAPILMASIN

Çünkü bizler kadar hepiniz de sorumluluk noktasındasınız. Çünkü burayı kaybettiğimizde hepinizin de canı yanacağını biliyorum. Bu iki bölge ile ilgili bu şekilde süreçler yaşıyoruz.Türkbeleni`ndeki kaybettiğimiz 100 dönümün acısı hala yüreğimizdedir.Nasıl telafi edilecek onu da bilmiyoruz. Ama Manavgat belediyesinden talep edildiği takdirde ağaçlandırma çalışmalarında sonuna kadar orada olacaktır. Sorgun çamlığına da dikkat çekelim hep birlikte. Ve böylesi dönemlerde siyaset yapılacaktır. İlaha ki temsil noktasındaki arkadaşlar birtakım şeyler söyleyecektir. Kendilerini ifade edecektir. Ama bütün olmamız, beraber olmamız gereken, birbirimizi desteklememiz gereken dönemde,``geçmiş olsun ben ne yapabilirim bu dönemde`` demesi gereken kişilerin bunu siyaset malzemesi yapması son derece çirkin. Gelip orada gayret eden, emek sarf eden, ter döken, oranın kurtarılması adına canhıraş çalışan arkadaşlarımla ilgili yorum yapılmasını esefle karşılıyorum. Ki yorum yapan insan, o insan kadar emek sarf eder ki, böyle bir şey söyleme hakkı olur.

AKIL DIŞI YORUMLAR YAPILIYOR

Kaldı ki, şöyle yorumlar da alıyorum. Bunlar da hoş şeyler değil. Hangi merkezden çıkıyor.Onu da bilemiyorum. Manavgat Belediyesi`nin böyle bir yangını başlattığı ile ilgili sosyal medyada yorumlar var.Burası Manavgat Belediyesinin değil arkadaşlar.Böyle bir yangın olsa da olmasa da burayla ilgili Manavgat Belediyesinin hiçbir tasarrufu olma şansı yok.Aksine biz burayı koruyabilmek adına tahsis taleplerinde bulunuyoruz.Böylesine bir yere,kaybederken hüngür hüngür ağladığımız,içimizin parçalandığı bir yere Manavgat Belediyesi böylesine bir zarar verebilir mi arkadaşlar.Böyle akıl dışı yorumlar yakışır mı? Bunları da duyduk. Her zaman burayla ilgili sorumluluğumuzu taşımak adına, bizlerden ne talep edilirse Manavgat belediyesi bütün gücüyle orada olacaktır.

HERKES VİCDANİ SORGULAMA YAPSIN

Manavgat`taki siyasi yapıyı çağırıyorum. Manavgat hepimizin. Siyasi süreçler ben de dahil gelip, geçicidir. Temsil ettiğimiz koltuklardan çok insanlar geldi geçti. Siyasi partilerin temsil noktalarından çok insanlar geldi geçti. Yarın bu görevleri bıraktığımız zaman kendi kendimize vicdanı muhasebe verdiğimizde,``Ben buranın Manavgat`a kazandırılması adına emek verdim. Gayret sarf ettim.Engel olmadım`` diyebildiği takdirde bu vicdani sorgudan çıkabilir.Herkes kendini değerlendirsin.Yorumlasın.Manavgat Belediyesi halkındır.Manavgat Belediyesi başka bir yere ait değil. Temsil noktasında bu gün A ekibi vardır.Yarın B ekibi olur.Ama bu tarz kaybedilen yerlerin dönüşü olmaz. Herkes temsil ettiği makamın sorumluluğunu bir kez daha değerlendirsin.``Manavgat`ı nasıl engellerim değil Manavgat`a nasıl katkı yaparım`` diyerek kendisini bir kez daha değerlendirsin empati yapsın diye düşünüyorum.

MANAVGAT HALKI TÜRKBELENİ`NİN FARKLI KULLANIMLARINA MÜSAADE ETMEZ
Bir de yine bazı yorumlar yapılıyor. Ancak Türkbeleni`nin farklı kullanımlara açılacağı söylentileri ile ilgili olarak Bana gelen bir resmi bir bilgi yok.Şu anda acımız taze. Bunları düşünmek bile istemiyoruz. Burayı yeniden eski haline dönüştürmek gereken bir dönemde bu tarz tasarrufların konuşulması bile son derece çirkin ve yakışıksız.Orası Manavgat halkına aittir.Oranın farklı amaçlarla kullanılacağını sanmıyorum. Herhalde delilik olur diye düşünüyorum.Halkta buna müsaade etmez.

ISRARLI MÜCADELEMİZ SÜRECEK

Şunu gördüm.Bizimle beraber Manavgat`taki bütün herkes bu acıyı yüreklerinde hissetti.Bunu ben gelen telefonlardan, maillerden, sosyal medyadan izledim.Manavgat halkı bununla ilgili bir duruş gösterdi. Teşekkür ediyorum.Orayla ilgili halkın tek yumruk olup kendini net ifade etmesi cesaret ve güven verici. Talep mücadelemize devam edeceğiz şu vaziyetiyle bile.Biz orayı değerlendirip Manavgat`ın kullanımına açabiliriz.Koruma Planı ile ilgili talebimiz ve Türkbeleni`nin Manavgat Belediyesi`ne devredilmesi ile ilgili ısrarlı taleplerimiz sürecek. Söyleyecek çok şeyler var.Şu anda yaramızı sarma dönemidir.Her şeye rağmen herkesle birlikte olma dönemidir.Yeniden Manavgat belediyesine kazandırılması adına sorumluluk alacak herkesle bir araya gelebiliriz.Daha önce yaptığımız gibi ayaklarına da gidebiliriz.

e-belediye,

iletişim

sanal-tur

rehber

video-galeri

nöbetçi-eczaneler

meclis kararları

ihaleler

manavgat-revize21_03

smsduyuru

gündem

köy evleri