BAŞKANIMIZ MATAB KONUSUNDAKİ GERÇEKLERİ

Yaptığı basın toplantısında önce hizmetlerini anlatan Başkanımız Şükrü Sözen, MATAB konusunda da kamuoyunda ve siyasi arenada saptırılarak lanse edilen konulara yanıt vererek tüm gerçekleri açıkladı.

Basın toplantısının MATAB ile ilgili olan konuşma bölümünün tam metnidir.

KAMUOYUNA SAYGILARIMIZLA...

BÜYÜKŞEHİR YASASI`YLA İLGİLİ DETAYLI ÇALIŞTIK
Bir Büyükşehir Yasası Türkiye`nin gündeminde. Komisyondan Parlamento`ya sunuldu fakat değişiklikler gerektiği Parlamentodan tekrar komisyona geri döndü. Gıyaben bilgiler alıyoruz. Türkiye`nin kaderini değiştirecek en önemli gündem maddesi Büyükşehir Yasası olacak Biz de sorumluluğumuz gereği, bu konu Türkiye gündemine düştüğü andan itibaren belediye meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız ve hukukçu arkadaşlarımızla Ankara`dan iletişim kurabildiğimiz değerli büyüklerimizden, hükümet nezdindeki iktidar partisinden ya da partimizin yetkililerinden bilgiler aldık. Bu yasa Manavgat`ımızı ne derece etkileyecek. Bizim için her biri son derece önem arz eden beldelerimizi nasıl etkileyecek. Yine bir MATAB`ımız var. Bu kurumumuzu ne derece etkileyecek ? Bununla ilgili bilgiler aldık. Tasarıların taslaklarını edindik, okuduk, inceledik. Yine geçtiğimiz günlerde MATAB`ın Olağanüstü meclis toplantısında gündeme geldi bunlar.

KİMSE KİŞİSEL TAKINTILARIYLA MANAVGAT SİYASİ HAYATINA ZARAR VEREMEZ
Ben önce şunu bir kere daha ifade etmek istiyorum. Siyasi hayatımda da özel yaşantımda da belediyecilik anlayışımda asla insanları hiç bir zaman kırmak, Manavgat siyasetini tıkamak noktasında olmadık. Temsil ettiğimiz makamın her zaman sorumluluğunu ağırlığını bildik ve içimizde hissettik. Arkadaşlarımın da hepsi aynı düşüncededir. Çünkü onlarla beraber yola çıktık. Ve yine temsil ettiğimiz makamın yüceliğindendir ki, Manavgat`ta yerel yönetim olarak Manavgat ölçeğinde en büyük noktadayız biz. Manavgat halkının bize verdiği Manavgat Belediye Başkanlığı makamını temsil ediyoruz. Buranın ağırlığını her zaman taşıdık ve sorumluluğumuz gereğidir ki her zaman Manavgat`ta sosyal barışın devam etmesi gerektiğine hepimizin katkı yapması gerektiğini söyledik. Hiç kimse kişisel takıntılarıyla, beklentileriyle Manavgat`ta sosyal barışı bozamaz, Manavgat siyasi hayatına zarar veremez, vermemeli.





YÖNETİCİLER 3 KERE DÜŞÜNÜP 1 KERE KONUŞMALI
Siz de bilirsiniz ki, her zaman Manavgat`taki sosyal barıştan, siyasi barıştan gurur duyduğumu ifade ederek konuşmalarıma başlamışımdır.Buna zarar vermemek için her zaman hassasiyetle kelimelerimi ve cümlelerimi seçerek kullanmışımdır. Görev yapan, sorumluluk sahibi insanların ağzından çıkan cümlelerin geri dönüşü yoktur. Asla yoktur. Bizler normal vatandaş gibi gönlümüzden geçeni ifade edemeyiz. Yapacağımız konuşmaları 3 kere düşünüp, 1 kere söylemek zorundayız. Ağzımızdan çıkan cümlelerin nereleri etkileyeceğini düşünmek zorundayız ki, bu duygularla ve düşüncelerle MATAB toplantısına girdik.

MATAB OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISI MANAVGAT MÜŞTEREK HAYATI İÇİN TALİHSİZLİK OLARAK TARİHE GEÇMİŞTİR
Hepinizin şahit olduğu benim de Manavgat siyasi hayatı için Manavgat müşterek hayatı için son derece talihsizlik olarak not defterime düştüğüm, üzüntü duyduğum Manavgat`a yakışmayan bir toplantıdır o toplantı. Bu toplantının detayını isterseniz sizlerle paylaşayım. Artı bu toplantının ve arkasından yapılan basın toplantısının canlı şahidisiniz. Ben de kırıp dökme anlamında değil, yanlış bilgilendirmelere cevap vermek adına bir şeyleri açmak istiyorum.

YASAYLA BİRLİKTE MATAB`IN KAPATILABİLECEĞİNİ 2 AY ÖNCE SÖYLEDİK ve ARITMANIN BELEDİYEYE DEVREDİLMESİ GEREKTİĞİNİ ANLATTIK
Büyükşehir yasası ilk gündeme geldiği zaman ben 2 ay önce MATAB`daki arkadaşlarımla görüşme talebinde bulundum. Ve birkaç talebin arkasından Manavgat Belediyesi`nde buluştuk. Benim ilk yaptığım yorum ``Büyükşehir Yasası çıkacak, beldeler, birlikler kapanacaktır`` dedim. Manavgat arıtması önemlidir, Manavgat arıtması Manavgat halkına aittir, belediyenin ve halkın katkılarıyla Manavgat halkına ait olan topraklarda yapılmıştır. Yarın yasayla bu birlikler kapandığında Merkez Belediyelere veya ASAT`a gidecektir. Ama elimizde şöyle bir şans var. Bizim AB`deki takip ettiğimiz projemiz itibarıyla ki, bunun içinde Şehircilik Bakanlığı ve AB bizim ortağımızdır. Türkiye Devletinin AB ile yaptığı protokoller gereği bağlayıcı unsurlar vardır. Bizlerin de yaptığı protokollerde MATAB`ın arıtması Manavgat halkına aittir ve bu protokolün içindedir. Dahil edilmesi MATAB`daki arkadaşlarımızla görüşülerek protokollere yapılmıştır. Oradan hizmet aldığımız ortaya konmuştur. Bu yine bakanlığın bizden talebidir. Alt yapılarla ilgili Manavgat Belediyesi bünyesinde MASKİ diye bir birim kurduk. Bu birimin çalışmaları var. Gelin Buradaki asıl olan Manavgat belediyesidir. Beldeler kapandığında tek çatı halka ait olan Manavgat Belediyesi`dir dedik. Bu gün ben varım, yarın o makamı başkası temsil edebilir. Ama Manavgat belediyesinin mefaatlerini korumak zorundayız. Hesaplarımızı kitaplarımızı ona göre yapmak durumundayız. Gelin bu arıtmayı Manavgat Belediyesi`ne verin`` dedik.

MATAB`IN KAPANACAK OLMA İHTİMALİ KABULLENİLMEDİ
MATAB Başkanı olan değerli arkadaşım, asla MATAB`ın kapanmayacağını, devam edeceğini ve bu tesislerin bölgede kalacağını dile getirdi. Artı Manavgat Belediyesi`nin MATAB`a olan iddia edilen borcu gündeme geldi. Ve neticede 2 ay öncesi bir saatlik toplantıda tırnak ucu kadar mesafe kat edemeden ayrıldık.

MATAB BAŞKANI ARKADAŞIMIN BASINA DOĞRU BİLGİLER VERMEMESİ BENİ ÜZDÜ, DÜZELTME İHTİYACI HİSSEDİYORUM
Aradan geçti 2 ay, bir Perşembe günü değerli MATAB Başkanı arkadaşım beni aradı. Bunları niye dile getiriyorum. Basın açıklamasını dinleyince orada doğru bilgilerin size ifade edilmediğini üzüntüyle gördüm. Bunları düzeltme ihtiyacı hissediyorum. Bunu kavga anlamında asla söylemiyorum.

MANAVGAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI MAKAMINI YANLIŞ BİLGİLERLE KİMSE RENCİDE EDEMEZ, ŞÜKRÜ SÖZEN ve ARKADAŞLARI BUNA İZİN VERMEZ
Ama Manavgat Belediye başkanlığını, o makamı yanlış bilgilerle rencide etmeye kimsenin hakkı yoktur. Asla ve asla Şükrü Sözen ve arkadaşları buna izin vermez. Perşembe günü aradı beni arkadaşım, Bana ``Başkanım alt yapı birlikleri beldeler kapanıyor. Biz acilen Ankara?ya gidiyoruz`` dedi. Biz de ``Başkan biz sana bunun olma olasılığını 2 ay önce ifade ettik. Gidin bilgi alın ve döndüğünüzde aldığınız bilgileri değerlendirelim`` dedik. Cuma günü bir gün sonra sayın başkan beni tekrar aradı ve ``Biz Ankara`dayız. Belli isimlerle görüştük. Birlikler kapanıyor. Bize bazı önerilerde bulundular. Kapanmaması için yarın bir araya gelelim. Cumartesi günü. Sen ve ben, oturalım değerlendirelim ve olağanüstü genel kurul kararıyla birkaç yeri dahil edelim. Akseki, Gündoğmuş, İbradı gibi``dedi. Aynen söylediği budur.

TOPLUMU İLGİLENDİREN BÖYLESİNE ÖNEMLİ BİR KONU KIYIDA KENARDA KONUŞULUP KARAR ALINACAK BİR KONU DEĞİLDİR
Biz, bu makamda asla yalan söylememeyi kendimize düstur edindik. Orayı her zaman kutsal bir makam olarak gördük. ``Sayın başkan böylesine önemli toplumu ilgilendiren bir konu seninle benim bir hafta sonu kıyıda kenarda konuşacağım bir konu değildir. Döner gelirsin bilgilerini getirirsin, otururuz hafta içinde kapsamını genişletiriz, bu konuyla ilgili bilgisini alacağımız insanlarımız var, içine dahil etmemiz gereken insanlarımız var. Geçmiş deneyimli insanlarımız var. Hukukçularımız var. Bunları bir araya getirip nezaretinde konuşalım. Detaylandıralım. Seninle, ben sorumluluğum gereği hafta sonu birebir bu toplantıda olmam bir şey getirmez.``Pazartesi itibarıyla telefonunu bekliyorum ararsan ne koşulda istersen orda olurum``dedim.

MATAB`IN OLAĞANÜSTÜ KURUL TOPLANTISINDAN HABERİM YOKTU.OYSA MANAVGAT BELEDİYESİ KURUCU ÜYEDİR, EN BÜYÜK ORTAKTIR
Bekledim pazartesi aramadı beni. Pazartesi günü saygı duyduğum bir büyüğüm aradı ve ``Başkan beni aradı MATAB`da Genel kurul kararı alınmış`` dedi.Ben de bilgim yok dedim. Önce konuşalım dedim. Genel Kurul Kararı alınmış ki Manavgat Belediyesi kurucu üyedir, en büyük ortaktır. Dolayısıyla paylaşma gereğimiz var. Ama neden böyle düşünüldü bilmiyorum. Pazartesi günü akşamüstüne kadar aramadılar. Ben de pazartesi akşamüstü Sarılar Belediye Başkanımız Erkan Ersoy`u aradım. ``Başkanım Ben Ankara`dayım. Salı günü dönüyorum. Yarın oturalım değerlendirelim`` dedim. Ve ertesi gün beni aradı. Ben yine aynı şeyde ısrar ettim. ``Bunun kapsamını geniş tutmalıyız. Sadece bizlerin kıyıda köşede verilecek bir karar değildir`` dedim. Buna rağmen Ersoy bana, ``ilk toplantıyı 3`lü yapalım rica ediyorum`` dedi. Bunun üzerine ben de ricayı kıramadım. Salı günü ekibimi de yanıma alarak gittiğim Sarılar Belediyesi`nde buluştuk.

MATAB`IN KAPANMASINI ASLA DÜŞÜNMEDİĞİMİZİ ANCAK HIZLI HAREKET ETMENİN HATA GETİRECEĞİNİ DEFALARCA İFADE ETTİK
Bizler daha önceden bunun yaşanabileceğini kendilerine ifade ettiğimizi daha önceden bu adımların atılması gerektiğini, MATAB`ın kapanmasını asla düşünmediğimizi, ama hızlı hareket etmenin hata getireceğini, bir genel kurul kararını istişare yapmadan insanlarla paylaşmadan genel kurul kararı almanın yanlış olduğunu, Bunu ben yarın genel kurulda dile getireceğimi, arıtmanın bize verilmesi gerektiğini ve bu toplantının bir istişare toplantısı olması gerektiğini dile getirdim`` ve tekrar Manavgat Belediyesi`nin borcu gündeme geldi. Ve yine neticede bütün arkadaşlarımızla bulunacağımızı ama doğru bildiklerimizi ifade edeceğimizi söyledik.

MATAB OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISI USUL HATALARIYLA BAŞLADI
O gün toplantıya geldik. Toplantıda öncelikle tekrar ediyorum herkes temsil ettiği makamın ağırlığını sorumluluğunu bilmek zorundadır ben de dahil olmak üzere. Toplantı başladı usul hatalarıyla başladı. Bu polemiklerin içine girmek gibi durumum yoktu. Toplantıya girmeden önce pek çok arkadaşımla da konuştum. 3 tane tüzük değişikliği vardı. 2 tane bölgemizin üye yapılanması vardı.

MATAB ÜYESİ OLAN VE ÇOK DEĞER VERDİĞİM DEV YATIRIMLARIN SAHİBİ TURİZMCİLER ve MUHTARLARIMIZIN BİLGİLENDİRİLMESİ GEREKİRDİ.OYSA MECLİS GÜNDEMİNDEN BEN DAHİL KİMSENİN HABERİ YOKTU.RAHATSIZLIK DUYDUM
Turizmci arkadaşlarım benim için son derece önemlidir. Her biri bölgeye istihdam sağlayan dev yatırımları var. Benim için muhtarlarım toplumun kilit insanlarıdır. Bu insanlar kaldır indir diye el kaldırmada kullanılacak insanlar değildir. Bu insanları bilgilendirmek zorundasın. Bu insanların her biri toplumu temsil eden insanlardır. 78 köy muhtarım var. Bu insanlara bilgi vermek zorundasın yapacağın toplantıda. Hele hele bu kadar bölgenin kaderini ilgilendiren bir konuda oy verecekleri bir konuda bilgilendirmek zorundasın. Hiç kimsenin ben de dahil olmak üzere o meclis gündeminin detayından haberimiz yoktu. Bundan rahatsızlık duydum.

ÖNERGELER OKUTULUP OYLAMAYA SUNULMADAN İKİ BELDENİN MATAB`A DAHİLİNİN OYLAMASINA GEÇİLDİ.BU BÜYÜK BİR HATADIR. MECLİS ADABINA AYKIRIDIR, SESSİZ KALAMAZDIM
Toplantının başlangıcında 3 cümleden sonra 2 tane kişi önerge verdi divana. Olağanüstü meclis toplantılarında tüzük değişikliği gerektiren toplantılarda ek gündem koyamazsınız yasa gereği ama önerge sunabilirsiniz yöntem konusunda. Bu budur bilmeyen sorsun. 2 adet yöntem konusunda önerge sunuldu. Meclis adabını hiyerarşisini bilen bir yapı, öncelikle yapması gereken, kaldı ki meclise saygısı gereğidir, önergeleri okutur ve önergeleri üyenin oylamasına sunar. Burada eksik kalındı. Sunulmadı yöntem hatası yapıldı. Önergeler oylanmadan iki beldenin dahilinin oylamasına geçildi.Üstüne basa basa söylüyorum Manavgat Belediyesinin kurucu üye olduğu en büyük ortak olduğu bir birliğin böylesine bir genel kurulunda ben bir takım yanlışlıklar varsa bunda sessiz kalırsam temsil ettiğim makama ve topluma saygısızlık yapmış olurum. Sorumluluğumu yerine getirmemiş olurum.Bu anlayışımdandır ki söz almak gereği duydum.

YENİ YASAYLA MANAVGAT BELEDİYESİ`NİN KÖYLERE HİZMET GÖTÜRECEĞİNİ SÖYLEMEMDEN RAHATSIZ OLUNUP SÖZÜM KESİLDİ
Çıktım kürsüye Manavgat`taki birliktelik ruhundan bahsettim. Ve En önemlisi de üstüne basarak söylüyorum MATAB?ın kapanmasından kimsenin fayda bulmayacağını, kapanmaması gerektiğini ifade ederek konuşmalarıma başladım. Kimse çarpıtmasın konuşmalarımı kayıtlarda vardır. Ama eksik bilgilendirmelerden dolayı, o toplantının bilgilendirme toplantısı olması gerektiğini, onun akabinde nasıl ortak duruş göstermemiz gerektiğini, gerekirse ikinci toplantıyla ortak karar verelim diye konuştum. Ve yine toplantıda bilgiler vermeye çalıştım. Bizim orada doğru söylediğimizin kanıtıdır bu. Yasa tasarısıyla ilgili olarak. Kanun netleştiği takdirde resmi gazetede yayınlandığı takdirde Manavgat belediyesi köylere merkez mahalleleri gibi yasal boyutta hizmet yapabilecektir. Zaruri görevi haline gelecektir. Ne hikmetse bundan rahatsızlık duyuldu ve sözüm hoş olmayacak biçimde kesildi. Değerli arkadaşlar bilgimizi paylaştığımız bir yerde neden sözümüz kesildi. Manavgat Belediyesinin köylere yasal boyutta katkı yapabileceğimizi ifade etmemizden, köy muhtarlarımızın bunu bilmesinden neden rahatsızlık duyuldu.

HER BİR KÖYÜMÜZDE MANAVGAT BELEDİYESİNİN TAŞI VARDIR
Yasa tasarısını okuyorum. Bunun arkasından şu yorum geldi. ``Biz zaten belde olarak köylere katkı yapıyoruz. Siz de yapın da övünün``Manavgat Belediyesi 78 köyün bağlı olduğu bir merkez belediyedir. Göreve geldiğimizden beri görev anlayışı itibarıyla köylerimizin yüzde 99`una katkı yapmışızdır. Ama bunu reklam etmemişizdir. Her bir köyümüzde Manavgat Belediyesinin taşı vardır. Belediye başkanlarımız bilir ki, görevi olmadığı için farklı adlarda hizmet verilebilir. Ben bunun yasal boyutunun önünün açıldığını artık resmen hizmet götürebileceğimizi söyledim. Biz Manavgat olarak falan beldeye hizmet yapmadık şimdiden sonra yapacağız demek korkunç derecede gaflettir.

PERSONEL İSTİHDAMI İLE İLGİLİ AĞZIMDAN HİÇ BİR YORUM ÇIKMADI
Akabinde yine burada yasada tüzükte var. Belediyeler kapandığı zaman bu yasa resmileştiği zaman tasarı şunu söylüyor. Valiliklerin yetkisindekiler kapanmayan merkez ilçelere verilecek. Yani Alımlar satımlar, personel istihdamları gibi konular merkez belediyelere verilecek. Burada hata nerdedir? Benim ağzımdan şöyle bir yorum çıkmadı. Yakışıksız bir söylem. ``Bütün personele biz iş vereceğiz`` gibi. Her birini kader arkadaşım olarak gördüğüm belediye çalışanlarını farklı koşullarda değerlendirmek insanlık adabı ve terbiyemizde de yoktur. Ve asla böyle bir cümlemiz de yoktur. Yakışıksız buldum.

KİŞİLER KENDİLERİNİ FARKLI YERDE GÖREBİLİR. BUNUN KAVGASINI VERMENİN YÖNTEMİ PERDE ARKASINDA KASABA SİYASETİ YAPMAK DEĞİLDİR
Hoş olmayan bir açıklama daha bunlar kimseye bir şey kazandırmaz. İnsanların hedefleri olabilir. Hedefi olan insan geçerli insandır. Ufku açık olan insan geçerli insandır. Belli noktaları temsil eden insanlar kendilerine bir büyük hedefi daha koyabilir. Bunu son derece saygıyla karşılarım. Kişiler kendini farklı yerde de görebilir. Ama bunun kavgasını vermenin yöntemi Manavgat siyasetine kıyarak, perde arkasında Kasaba siyaseti yapmak değildir. Bunun yöntemi topluma kendini adam gibi anlatmaktır, toplumun içinde olmak, hizmet etmek, toplumun vicdanına kendini bırakmaktır. Bunun yöntemi o toplantıda Şükrü Sözen toplantıda Gündoğmuş`u İbradı`yı istemedi demek değildir.

İBRADILI ve GÜNDOĞMUŞLU ARKADAŞLARIMIZLA BİZİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR. İZİN VERMEYİZ.
Toplantı sonunda 30-40 tane Gündoğmuş`lu arkadaşım beni aradı. Temsil noktasındaki insanlar sorumlu davranması gerekir. Bana``Başkan sen Gündoğmuş`un Matab`a üye olmasının önüne geçmişsin. İstememişisin`` diyorlar. Ben böyle bir şey söylemedim. Böyle bir cümle ağzımdan asla çıkmadı dedim.``E bizi sayın başkanın kendisi aradı``.İstenirse basına isim de verebilirim. İsim isim aradığı kişileri söyleyebilirim. Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır. Benim söylemediğim bir cümleyi ben söylemişim gibi arayarak söylemekle ne kazanmaya çalıştığını, nasıl bir siyaset anlayışı ortaya koymaya çalıştığını anlamadım. Bu arkadaşım 10 Gündoğmuşlu`yu tanırsa benim 6-7 bin Gündoğmuş`lu dostum var. Ailece görüştüklerim binlerce arkadaşım var. Bu insanlarla beni karşı karşıya getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Gücü de yetmez, İzin de vermem. Ben Gündoğmuşlu arkadaşlarıma gerekli açıklamayı yaptım. Asla böyle bir cümle kullanmadığımı net olarak ifade ettim.

BU SİYASET ANLAYIŞI MANAVGAT`A ZARAR VERİR
Bunu siyaset anlayışı olarak görerek yorumlar yapmak, kısır siyasettir, Manavgat siyasetine zarar verir. Önümüzde yerel seçim var. Daha sıcak siyaset günleri var. Hatırlarsanız 2009`da seçim yaşadık. Kimsenin burnu kanamadan huzur içinde geçirdik. İnsanlar birbirine hakaret etmeden hepinizin de emeği ve desteğiyle siyasetçilerin de duyarlılığı ile sorunsuz atlattık. Buna zarar vermeye şimdiden siyaseti germeye kendi hesapları adına kimsenin hakkı yoktur. Buna asla izin vermeyeceğiz.

Manavgat Belediyesi kendi arıtmasını yapamamış bugüne kadar diye bir yorum vardı.Bunu ilkokul çocuğu bile bu yorumu yapmaz. Bu yorumu nasıl kendine yakıştırdı da yaptı bilemiyorum. Kültürümüz ve siyaset anlayışımız gereği her yerde kendinin yapamadığını her ortamda biz yaptık. Bizden önce emeği olan herkese teşekkür ettik. Bizden önce katkısı olanlara minnet borcumuzu ifade ettik. Biz de bunun ucundan tutmaya geldik diye ifade ettik. Emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Dolayısı ile arıtma da Matab hizmet sürecinin bir parçasıdır. Arıtma Hasan Coşkun`un başkanlığı döneminde başlamıştır. Bakanlıkla Belediye bir protokol yapmıştır. Manavgat Belediyesi buraya büyük ortak olarak girmiştir, ekonomik katkı yapmıştır. Sonra protokol Bakanlıkla imzalanmamıştır ama bugün Matab`ın avukatı da her zaman dile getirmiştir. Protokol yapıldı ama karşılıklı imzalanmadı diye. Arıtma bittiği zaman arıtmanın Manavgat Belediyesi`ne devri konusu vardır diye. Bunu Matab`taki herkes bilir.

MATAB BAŞKANLIĞIMIZDA 4.5 TRİLYONLUK İHALE YAPARAK ARITMAYI AÇTIK. ARKADAŞ BİZ YAPTIK DİYEREK AÇILIŞ YAPTI. SİYASİ ETİK GEREĞİ TEŞEKKÜR ETMESİ GEREKİRDİ
Biz de Matab başkanlığı yaptık bir dönem. Arıtmanın bitirilmesi için 4.5 trilyonluk bir ihale yaptık. Benim dönemimde. Ve bitirdik. O talihsiz sürece girerken makinelerimizi bile çalıştırdık. Terfi istasyonlarımızın hatlarımızın tamamını bitirdik ve talihsiz sürece girdik bu değerli kardeşim geldi. Görev alma şansı yakaladı ve 2 ay sonra tek bir tuğlası olmamasına rağmen, hiç kimsenin adını zikretmeden ``Yapılmayan bir hizmeti Biz yaptık``, diyerek açılışını yaptı??üstüne basarak söylüyorum.

ARITMA TESİSİ MANAVGAT HALKININDIR. BABAMIZIN MÜLKÜ DEĞİLDİR
O arıtma herkes ölçüsünü bilsin. Matab çalıştırıyor ama Manavgat halkınındır. Kimsenin benim de dahil, Babamızın mülkü değildir. Manavgat belediyesi her zaman arıtmasını yapabilecek güçtedir. Geçmişte de bölgede arıtma yokken, o günün teknolojisiyle tek arıtma Manavgat Belediyesindeydi. Geçmişte Biyolojik arıtmadan önce bilin bunu. Teknoloji gelişti. Biyolojik arıtma yapılma ihtiyacı duyuldu. Manavgat Belediyesi yer gösterdi. Büyük ortağı olarak ekonomi koyarak, büyük arıtma faaliyete geçti. Bunu babanın malı gibi benim deme hakkını kendinde bulamazsın ben de bulamam. Manavgat Belediyesi gerektiğinde 10 tane arıtmayı yapabilecek güçtedir. Bunu söyleyecek insanlar eteğindeki taşı dökecek. Koca devasa Manavgat belediyesini aciz bir belediye olarak göstermeye çalışan arkadaşım bir bakacak 3 dönemdir belediye başkanlığı yapıyor bir binada kirada başkanlığı yapıyor. Önce kendisini sorgulayacak.

HAYALİ ABONELER VE RAKAMLARLA BORÇ ÇIKARDILAR
Manavgat Belediyesi`nin MATAB`A 4-4.5 trilyon borcunun olduğu yorumu var. Doğru değildir. Bizimle yapılan görüşmelerde her ortamda biz ``MASKİ`yi kuruyoruz. AB`den seminerler alıyoruz. Bu yapı oluştuğu takdirde ki meclis kararına bağlayacağız. biraz bekleyin, netleştireceğiz, netleşince abonelerimizi size vereceğiz. Bizim verdiğimiz Resmi kayıtlarla tahakkuk ettirirsiniz, biz de vatandaşa tahakkuk ettiririz``dedik. Ama ne ilginçtir ki, hayali abonelerle, rakamlarıyla oturup kendi bünyelerinde bize bir rakam oluşturmuşlar. Bizden rakam almadan, gıyabi rakamlarla borç göndermişler. Gıyaben yapılan faturaları halkımın sırtına nasıl bindiririm. Mümkün değil. Bu yanlış uygulamanın yanı sıra biz de dedik ki, iyi niyetli hareket edelim. Manavgat Belediyesi bizim babamızın malı değil. Toplumun menfaatlerini öncelikli tutmalıyız. Belediyeye böyle temeli olmayan bir külfeti bindiremezsiniz. Bunun hesabını siz de veremezsiniz dedik. 2005`ten itibaren Manavgat halkına ait olan arıtmanın topraklarını terfi hatlarının içinde bulunduğu tamamen araziler Manavgat belediyesinindir, halkındır. Sen halka böyle temelsiz bir borç çıkarırsan, halk da halka ait olan Manavgat belediyesi de 2005`ten beri hesaplamalar doğrultusunda 8.5 trilyonluk seninde geçmişe yönelik seninde halka olan borcun var der. Kira karşılığı olarak. Biz bunu hala demedik.Hala çözümden yanayız., hala kurumları tıkamaktan yana değiliz, çağrıldığımız yerde oluruz. Toplum menfaatlerinde çalışırız.

EVİNİN BAHÇESİNDEKİ VANAYI KAPATMIYORSUN.``ARITMAYI KAPATIRIM`` DERKEN TOPLUMA NE KADAR ZARAR VERECEĞİNİN HESABINI YAPMAK ZORUNDASIN. SORUMLU İDARECİLİK ANLAYIŞINA SIĞMAZ
Şu da hoş değil. Sorumluk taşıyan insanlar kendi mülkü gibi böylesine temsil ettiği makamlara ait mülkler konusunda direk tasarruf uygulayabilir gibi yorumlar yapamaz.``1 ay süre veriyorum. 1 ay sonra Kapatıyorum`` bunlar sorumlu idarecilik anlayışına gitmeyen söylemlerdir. Sen evinin bahçesindeki vanayı kapatmıyorsun. Devasa bir Manavgat halkının kullandığı koca turizm yatırımcılarının kullandığı arıtmayı kapatmaktan bahsediyorsun. Böyle bir cümle ağzından çıkarken bunu yapıp yapamayacağını değerlendirmek zorundasın. Hasbelkader gaflete düştün. Kapatmaya gittin. Bunun neticelerinin topluma ne kadar zarar vereceğinin hesabını yaparak o adımı atmak zorundasın. Sevgili arkadaşım sana bir kardeşin olarak tavsiye ediyorum. Ağzından çıkan cümleleri değerlendirerek geç bundan sonra.

SORGUN ÇAMLIĞI`NDA MATAB`IN PLAN YAPMA YETKİSİ YOK
Sorgun Çamlığımız ile ilgili de bir yorum yapılmış. Tamamen yanlıştır ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir.``Sorgun Çamlığı ile ilgili olarak plan çalışma yapacağız, Manavgat Belediyesi engel oluyor`` denmiş. Manavgat halkını kimse yanlış bilgilendirmesin. Öyle bir şey yok. MATAB`ın Sorgun çamlığında Manavgat`ın bir mahallesi olan yerde plan çalışması yapabilme asla yetkisi yoktur. Bu yetki Manavgat Belediyesindedir. Manavgat Belediyesi de bu sorumluluğundan dolayı orada bir Koruma İmar Plan Çalışması yapmıştır. Bunu da Sorgun Yatırımcılar Birliği ile yapmıştır. Çok güzel bir projedir. Projeyi ortak kararla bitirmişiz. Çamlığı koruyalım diye insanların normal koşulda kullanabileceği bir yer haline getirmek için plan Bakanlığa sunulmuştur.

MATAB GÖRÜŞ BİLDİRMEDİĞİ İÇİN KORUMA AMAÇLI PLANIMIZ BAKANLIKTA ASKIDA BEKLİYOR
Çok ilginçtir ki, bu senenin içinde MATAB da ``Biz plan çalışması yapacağız`` diye bir çalışmaya girdi. Böyle bir şey olmaz. Bu yetkin dahilinde değil. Bu sefer bu bilgi karmaşasından dolayı bizim yaptığımız planla ilgili Bakanlık MATAB`a görüş sormuş. Bu da yanlış aslında. Ama mutlaka Sayın Bakanlık yetkililerinin bir bildiği vardır. Ama hala MATAB`tan görüş yazısı gitmediği için plan Bakanlıkta askıda duruyor. MATAB uzun süredir görüş bildiriyormuş. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. MATAB bize asla telle çevireceğiz, vs ile gelmediler. Ki bizim buna yetki verme hakkımız da yok.

KIZILAĞAÇ`A 7 MİLYON EURO`LUK İÇME SUYU YATIRIMI YAPTIK
Kızılağaç`ta çamurlu su içiriyorlar. Hala yapamadılar diye bir yorum yapılmış. Bu da doğru değil. Göreve geleli 3 yıl oldu. Başından beri Kızılağaç`ın alt yapı projesini ısrarla AB süreciyle birlikte yapıyoruz. Adayken de sözlerimiz vardı. Bu bölgede AB ve Şehircilik Bakanlığı destekli projemiz devam ediyor. Projenin yüzde 40`lık kısmı teslim alındı. İlk etabı Kızılağaç`ı ilgilendiren bölümünün mali boyutu 6 milyon 952 bin AVRO yani 7 milyon AVRO civarındadır. Çok büyük rakamlardır bunlar. Müteahhide yapılan ödeme miktarı 2 milyon 280 bin AVRO?dur. 10 bin metreküplük depo bu projenin içindedir. 56 km şebeke, 22 km ishale hattı, 5 adet kuyu inşaatı vardır. 2013`ün Mayıs ayında teslim alınacaktır. Kızılağaçla ilgili 7 km şebeke döşenmiştir merkeze. Evsel bağlantıları kaldı. Sorguna 4 km hatıplarda 11 km, genel ishale hattının 8 km`si yapıldı. Depo inşaatının yüzde 80`i tamamlandı. Kuyu inşaatı başladı. Ayrıca bu proje kapsamında 114 km kanalizasyon hattının yapımı projelenmiştir. 2014 yılında da proje başlayacaktır. Otursunlar bu rakamları değerlendirsinler. Yıllardır su sorunu yaşayan Kızılağaçtaki yatırımlarımızı. Kızılağaç halkının su sorununu çözüyoruz. Bunlar yakışıksız yorumlardır.

ŞİKAYETÇİ OLDUĞUNUZ YASAYI BİZ HAZIRLAMADIK
Yerel yönetim yasalarını hayata geçiren, gündeme sunan, meclise sunan, komisyonlarda değerlendirmeye sunan, işleyişe hazırlayan benim partim değildir. Bu süreçten rahatsızlık duyan, bu süreçten şikayetçi olan arkadaşımın mensubu olduğu siyasi partidir. Serzenişini bize yapmamalıdır bununla ilgili. Kendi siyasi çarkının içindeki arkadaşlarıyla ve başındaki insanlarla değerlendirmesini yapmasını kendisine tavsiye ediyorum.

MECLİSİN NASIL GÖTÜRÜLECEĞİ KONUSUNDA ÇALIŞMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.
Arkadaşıma biraz daha kendisini belli ölçüde yetiştirmesini tavsiye ediyorum. Bir meclisin nasıl götürüleceğini, meclis adabının ne olduğunu biraz daha çalışmasını tavsiye ederim. Baştan beri devam ettiği usul hatalarını toplantının sonunda da devam ettirdi. Bizler iyi niyetle uyardık. Bizler art niyetli olsaydık. Toplantıyı sabote etmek gibi temel düşüncemiz olsaydı toplantıyı başlatmak için zorlardık. Biz asla böyle bir cihete gitmedik. Orda 3`te 2 çoğunlukla toplantının açılacağını, çoğunluğu sağlamak için sıkıntıya düşüldüğünü gözlemledik. Ama ne koşulda imzaları tamamladığını irdelemedik. Şunu da yapma hakkımız vardı bütün üyeler gibi ``Getirin hazirunu, getirin tutanak altına aldığınız isimleri oylatın, bu insanlar içerde mi`` diyebilirdik. Ama süreyi sadece izledik. Asla toplantıyı tıkamak. Gündoğmuş ve İbradı`nın dahil edilmesinin önüne geçmek, Asla ve asla MATAB`ın kapatılması yönünde duruşumuz ve düşüncemiz olmadığı için süreyi sadece izledik. Ve sürenin bitiminde yine baştan beri devam eden usul hatası yapılırken uyarmak zorundaydık. Bir arkadaşıma uyarttım yine yanlış anlaşılırım diye. Toplantının yapılmasında zaruret olmasına rağımen 3`te 2 çoğunluk, Oylamada da tüzük değişiklikleri içeren konularda 3`te 2 çoğunluk gerekir dedim, Kendi avukatı doğruladı.

MATAB TOPLANTISINI KAPATIP, TERK EDEREK ÜYEYE HAKARET EDİLDİ
Ve neticede Manavgat tarihinde ilk defa gördüğüm. ``Ben toplantıyı bitiriyorum. 3 gün sonraya erteliyorum`` dedi kalktı gitti. Böyle bir şey olmaz. Manavgat tarihi böyle bir şey yaşamadı. Bunu söylemeye hiç birimizin hakkı yok. Ben de her şeyi bilemem. Ama soruyorum, bilenlere danışıyorum bir iş yaparken. Eğer o toplantıyı terk edemeyeceğini bilmiyorsan sorman lazım. Üyeye hakaret edemezsin. Toplantıyı öteleyeceksen bile üyeye sormak zorundasın. Yine biz adaplıca burada da usul hatası yaptığını, üyeye sorması gerektiğini kibarca uyardık. Kişisel Siyasi terbiyem gereği aldığımız sorumluluğun bilincindeyiz. Temsil ettiğimiz makamın bizi nerelere götüreceğini, nerelerde frenleyeceğinin çok iyi bilincinde olan kavrayan bir yapıyız. Ve özel bir gayret sarf ediyoruz Manavgat`ta sosyal barışının bozulmaması adına. Bizler buna ne derece katkı yaparız diye üzerinde hassasiyetle dururken, kimse altından kalkamayacağı şekilde, topluma hesap veremeyeceği şekilde Manavgat siyasetinde kişisel beklentileri adına ki olabilir bu, bunun yöntemi de bu değildir.Manavgat halkına zarar vermeyelim. Ben her biriyle bu insanlar benim arkadaşımdır,meslektaşımdır. Bu gün ben olmayabilirim,yarın o arkadaşımın birisi benim temsil ettiğim kutsal olan Manavgat Belediye Başkanlığını temsil edebilir. Ama o ana kadar kaderinde varsa kendinde biraz daha sorumluluk hissetmesini, yapacağı konuşmaları biraz daha derli toplu, ölçülü yapmasını tavsiye ederim. Sizlerin vesilesiyle Manavgat menfaati için her zaman bir araya gelmeye hazırım.

Basın toplantısının MATAB ile ilgili olan konuşma bölümünün tam metnidir.

KAMUOYUNA SAYGILARIMIZLA...

BÜYÜKŞEHİR YASASI`YLA İLGİLİ DETAYLI ÇALIŞTIK
Bir Büyükşehir Yasası Türkiye`nin gündeminde. Komisyondan Parlamento`ya sunuldu fakat değişiklikler gerektiği Parlamentodan tekrar komisyona geri döndü. Gıyaben bilgiler alıyoruz. Türkiye`nin kaderini değiştirecek en önemli gündem maddesi Büyükşehir Yasası olacak Biz de sorumluluğumuz gereği, bu konu Türkiye gündemine düştüğü andan itibaren belediye meclis üyelerimiz, başkan yardımcılarımız ve hukukçu arkadaşlarımızla Ankara`dan iletişim kurabildiğimiz değerli büyüklerimizden, hükümet nezdindeki iktidar partisinden ya da partimizin yetkililerinden bilgiler aldık. Bu yasa Manavgat`ımızı ne derece etkileyecek. Bizim için her biri son derece önem arz eden beldelerimizi nasıl etkileyecek. Yine bir MATAB`ımız var. Bu kurumumuzu ne derece etkileyecek ? Bununla ilgili bilgiler aldık. Tasarıların taslaklarını edindik, okuduk, inceledik. Yine geçtiğimiz günlerde MATAB`ın Olağanüstü meclis toplantısında gündeme geldi bunlar.

KİMSE KİŞİSEL TAKINTILARIYLA MANAVGAT SİYASİ HAYATINA ZARAR VEREMEZ
Ben önce şunu bir kere daha ifade etmek istiyorum. Siyasi hayatımda da özel yaşantımda da belediyecilik anlayışımda asla insanları hiç bir zaman kırmak, Manavgat siyasetini tıkamak noktasında olmadık. Temsil ettiğimiz makamın her zaman sorumluluğunu ağırlığını bildik ve içimizde hissettik. Arkadaşlarımın da hepsi aynı düşüncededir. Çünkü onlarla beraber yola çıktık. Ve yine temsil ettiğimiz makamın yüceliğindendir ki, Manavgat`ta yerel yönetim olarak Manavgat ölçeğinde en büyük noktadayız biz. Manavgat halkının bize verdiği Manavgat Belediye Başkanlığı makamını temsil ediyoruz. Buranın ağırlığını her zaman taşıdık ve sorumluluğumuz gereğidir ki her zaman Manavgat`ta sosyal barışın devam etmesi gerektiğine hepimizin katkı yapması gerektiğini söyledik. Hiç kimse kişisel takıntılarıyla, beklentileriyle Manavgat`ta sosyal barışı bozamaz, Manavgat siyasi hayatına zarar veremez, vermemeli.





YÖNETİCİLER 3 KERE DÜŞÜNÜP 1 KERE KONUŞMALI
Siz de bilirsiniz ki, her zaman Manavgat`taki sosyal barıştan, siyasi barıştan gurur duyduğumu ifade ederek konuşmalarıma başlamışımdır.Buna zarar vermemek için her zaman hassasiyetle kelimelerimi ve cümlelerimi seçerek kullanmışımdır. Görev yapan, sorumluluk sahibi insanların ağzından çıkan cümlelerin geri dönüşü yoktur. Asla yoktur. Bizler normal vatandaş gibi gönlümüzden geçeni ifade edemeyiz. Yapacağımız konuşmaları 3 kere düşünüp, 1 kere söylemek zorundayız. Ağzımızdan çıkan cümlelerin nereleri etkileyeceğini düşünmek zorundayız ki, bu duygularla ve düşüncelerle MATAB toplantısına girdik.

MATAB OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISI MANAVGAT MÜŞTEREK HAYATI İÇİN TALİHSİZLİK OLARAK TARİHE GEÇMİŞTİR
Hepinizin şahit olduğu benim de Manavgat siyasi hayatı için Manavgat müşterek hayatı için son derece talihsizlik olarak not defterime düştüğüm, üzüntü duyduğum Manavgat`a yakışmayan bir toplantıdır o toplantı. Bu toplantının detayını isterseniz sizlerle paylaşayım. Artı bu toplantının ve arkasından yapılan basın toplantısının canlı şahidisiniz. Ben de kırıp dökme anlamında değil, yanlış bilgilendirmelere cevap vermek adına bir şeyleri açmak istiyorum.

YASAYLA BİRLİKTE MATAB`IN KAPATILABİLECEĞİNİ 2 AY ÖNCE SÖYLEDİK ve ARITMANIN BELEDİYEYE DEVREDİLMESİ GEREKTİĞİNİ ANLATTIK
Büyükşehir yasası ilk gündeme geldiği zaman ben 2 ay önce MATAB`daki arkadaşlarımla görüşme talebinde bulundum. Ve birkaç talebin arkasından Manavgat Belediyesi`nde buluştuk. Benim ilk yaptığım yorum ``Büyükşehir Yasası çıkacak, beldeler, birlikler kapanacaktır`` dedim. Manavgat arıtması önemlidir, Manavgat arıtması Manavgat halkına aittir, belediyenin ve halkın katkılarıyla Manavgat halkına ait olan topraklarda yapılmıştır. Yarın yasayla bu birlikler kapandığında Merkez Belediyelere veya ASAT`a gidecektir. Ama elimizde şöyle bir şans var. Bizim AB`deki takip ettiğimiz projemiz itibarıyla ki, bunun içinde Şehircilik Bakanlığı ve AB bizim ortağımızdır. Türkiye Devletinin AB ile yaptığı protokoller gereği bağlayıcı unsurlar vardır. Bizlerin de yaptığı protokollerde MATAB`ın arıtması Manavgat halkına aittir ve bu protokolün içindedir. Dahil edilmesi MATAB`daki arkadaşlarımızla görüşülerek protokollere yapılmıştır. Oradan hizmet aldığımız ortaya konmuştur. Bu yine bakanlığın bizden talebidir. Alt yapılarla ilgili Manavgat Belediyesi bünyesinde MASKİ diye bir birim kurduk. Bu birimin çalışmaları var. Gelin Buradaki asıl olan Manavgat belediyesidir. Beldeler kapandığında tek çatı halka ait olan Manavgat Belediyesi`dir dedik. Bu gün ben varım, yarın o makamı başkası temsil edebilir. Ama Manavgat belediyesinin mefaatlerini korumak zorundayız. Hesaplarımızı kitaplarımızı ona göre yapmak durumundayız. Gelin bu arıtmayı Manavgat Belediyesi`ne verin`` dedik.

MATAB`IN KAPANACAK OLMA İHTİMALİ KABULLENİLMEDİ
MATAB Başkanı olan değerli arkadaşım, asla MATAB`ın kapanmayacağını, devam edeceğini ve bu tesislerin bölgede kalacağını dile getirdi. Artı Manavgat Belediyesi`nin MATAB`a olan iddia edilen borcu gündeme geldi. Ve neticede 2 ay öncesi bir saatlik toplantıda tırnak ucu kadar mesafe kat edemeden ayrıldık.

MATAB BAŞKANI ARKADAŞIMIN BASINA DOĞRU BİLGİLER VERMEMESİ BENİ ÜZDÜ, DÜZELTME İHTİYACI HİSSEDİYORUM
Aradan geçti 2 ay, bir Perşembe günü değerli MATAB Başkanı arkadaşım beni aradı. Bunları niye dile getiriyorum. Basın açıklamasını dinleyince orada doğru bilgilerin size ifade edilmediğini üzüntüyle gördüm. Bunları düzeltme ihtiyacı hissediyorum. Bunu kavga anlamında asla söylemiyorum.

MANAVGAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI MAKAMINI YANLIŞ BİLGİLERLE KİMSE RENCİDE EDEMEZ, ŞÜKRÜ SÖZEN ve ARKADAŞLARI BUNA İZİN VERMEZ
Ama Manavgat Belediye başkanlığını, o makamı yanlış bilgilerle rencide etmeye kimsenin hakkı yoktur. Asla ve asla Şükrü Sözen ve arkadaşları buna izin vermez. Perşembe günü aradı beni arkadaşım, Bana ``Başkanım alt yapı birlikleri beldeler kapanıyor. Biz acilen Ankara?ya gidiyoruz`` dedi. Biz de ``Başkan biz sana bunun olma olasılığını 2 ay önce ifade ettik. Gidin bilgi alın ve döndüğünüzde aldığınız bilgileri değerlendirelim`` dedik. Cuma günü bir gün sonra sayın başkan beni tekrar aradı ve ``Biz Ankara`dayız. Belli isimlerle görüştük. Birlikler kapanıyor. Bize bazı önerilerde bulundular. Kapanmaması için yarın bir araya gelelim. Cumartesi günü. Sen ve ben, oturalım değerlendirelim ve olağanüstü genel kurul kararıyla birkaç yeri dahil edelim. Akseki, Gündoğmuş, İbradı gibi``dedi. Aynen söylediği budur.

TOPLUMU İLGİLENDİREN BÖYLESİNE ÖNEMLİ BİR KONU KIYIDA KENARDA KONUŞULUP KARAR ALINACAK BİR KONU DEĞİLDİR
Biz, bu makamda asla yalan söylememeyi kendimize düstur edindik. Orayı her zaman kutsal bir makam olarak gördük. ``Sayın başkan böylesine önemli toplumu ilgilendiren bir konu seninle benim bir hafta sonu kıyıda kenarda konuşacağım bir konu değildir. Döner gelirsin bilgilerini getirirsin, otururuz hafta içinde kapsamını genişletiriz, bu konuyla ilgili bilgisini alacağımız insanlarımız var, içine dahil etmemiz gereken insanlarımız var. Geçmiş deneyimli insanlarımız var. Hukukçularımız var. Bunları bir araya getirip nezaretinde konuşalım. Detaylandıralım. Seninle, ben sorumluluğum gereği hafta sonu birebir bu toplantıda olmam bir şey getirmez.``Pazartesi itibarıyla telefonunu bekliyorum ararsan ne koşulda istersen orda olurum``dedim.

MATAB`IN OLAĞANÜSTÜ KURUL TOPLANTISINDAN HABERİM YOKTU.OYSA MANAVGAT BELEDİYESİ KURUCU ÜYEDİR, EN BÜYÜK ORTAKTIR
Bekledim pazartesi aramadı beni. Pazartesi günü saygı duyduğum bir büyüğüm aradı ve ``Başkan beni aradı MATAB`da Genel kurul kararı alınmış`` dedi.Ben de bilgim yok dedim. Önce konuşalım dedim. Genel Kurul Kararı alınmış ki Manavgat Belediyesi kurucu üyedir, en büyük ortaktır. Dolayısıyla paylaşma gereğimiz var. Ama neden böyle düşünüldü bilmiyorum. Pazartesi günü akşamüstüne kadar aramadılar. Ben de pazartesi akşamüstü Sarılar Belediye Başkanımız Erkan Ersoy`u aradım. ``Başkanım Ben Ankara`dayım. Salı günü dönüyorum. Yarın oturalım değerlendirelim`` dedim. Ve ertesi gün beni aradı. Ben yine aynı şeyde ısrar ettim. ``Bunun kapsamını geniş tutmalıyız. Sadece bizlerin kıyıda köşede verilecek bir karar değildir`` dedim. Buna rağmen Ersoy bana, ``ilk toplantıyı 3`lü yapalım rica ediyorum`` dedi. Bunun üzerine ben de ricayı kıramadım. Salı günü ekibimi de yanıma alarak gittiğim Sarılar Belediyesi`nde buluştuk.

MATAB`IN KAPANMASINI ASLA DÜŞÜNMEDİĞİMİZİ ANCAK HIZLI HAREKET ETMENİN HATA GETİRECEĞİNİ DEFALARCA İFADE ETTİK
Bizler daha önceden bunun yaşanabileceğini kendilerine ifade ettiğimizi daha önceden bu adımların atılması gerektiğini, MATAB`ın kapanmasını asla düşünmediğimizi, ama hızlı hareket etmenin hata getireceğini, bir genel kurul kararını istişare yapmadan insanlarla paylaşmadan genel kurul kararı almanın yanlış olduğunu, Bunu ben yarın genel kurulda dile getireceğimi, arıtmanın bize verilmesi gerektiğini ve bu toplantının bir istişare toplantısı olması gerektiğini dile getirdim`` ve tekrar Manavgat Belediyesi`nin borcu gündeme geldi. Ve yine neticede bütün arkadaşlarımızla bulunacağımızı ama doğru bildiklerimizi ifade edeceğimizi söyledik.

MATAB OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISI USUL HATALARIYLA BAŞLADI
O gün toplantıya geldik. Toplantıda öncelikle tekrar ediyorum herkes temsil ettiği makamın ağırlığını sorumluluğunu bilmek zorundadır ben de dahil olmak üzere. Toplantı başladı usul hatalarıyla başladı. Bu polemiklerin içine girmek gibi durumum yoktu. Toplantıya girmeden önce pek çok arkadaşımla da konuştum. 3 tane tüzük değişikliği vardı. 2 tane bölgemizin üye yapılanması vardı.

MATAB ÜYESİ OLAN VE ÇOK DEĞER VERDİĞİM DEV YATIRIMLARIN SAHİBİ TURİZMCİLER ve MUHTARLARIMIZIN BİLGİLENDİRİLMESİ GEREKİRDİ.OYSA MECLİS GÜNDEMİNDEN BEN DAHİL KİMSENİN HABERİ YOKTU.RAHATSIZLIK DUYDUM
Turizmci arkadaşlarım benim için son derece önemlidir. Her biri bölgeye istihdam sağlayan dev yatırımları var. Benim için muhtarlarım toplumun kilit insanlarıdır. Bu insanlar kaldır indir diye el kaldırmada kullanılacak insanlar değildir. Bu insanları bilgilendirmek zorundasın. Bu insanların her biri toplumu temsil eden insanlardır. 78 köy muhtarım var. Bu insanlara bilgi vermek zorundasın yapacağın toplantıda. Hele hele bu kadar bölgenin kaderini ilgilendiren bir konuda oy verecekleri bir konuda bilgilendirmek zorundasın. Hiç kimsenin ben de dahil olmak üzere o meclis gündeminin detayından haberimiz yoktu. Bundan rahatsızlık duydum.

ÖNERGELER OKUTULUP OYLAMAYA SUNULMADAN İKİ BELDENİN MATAB`A DAHİLİNİN OYLAMASINA GEÇİLDİ.BU BÜYÜK BİR HATADIR. MECLİS ADABINA AYKIRIDIR, SESSİZ KALAMAZDIM
Toplantının başlangıcında 3 cümleden sonra 2 tane kişi önerge verdi divana. Olağanüstü meclis toplantılarında tüzük değişikliği gerektiren toplantılarda ek gündem koyamazsınız yasa gereği ama önerge sunabilirsiniz yöntem konusunda. Bu budur bilmeyen sorsun. 2 adet yöntem konusunda önerge sunuldu. Meclis adabını hiyerarşisini bilen bir yapı, öncelikle yapması gereken, kaldı ki meclise saygısı gereğidir, önergeleri okutur ve önergeleri üyenin oylamasına sunar. Burada eksik kalındı. Sunulmadı yöntem hatası yapıldı. Önergeler oylanmadan iki beldenin dahilinin oylamasına geçildi.Üstüne basa basa söylüyorum Manavgat Belediyesinin kurucu üye olduğu en büyük ortak olduğu bir birliğin böylesine bir genel kurulunda ben bir takım yanlışlıklar varsa bunda sessiz kalırsam temsil ettiğim makama ve topluma saygısızlık yapmış olurum. Sorumluluğumu yerine getirmemiş olurum.Bu anlayışımdandır ki söz almak gereği duydum.

YENİ YASAYLA MANAVGAT BELEDİYESİ`NİN KÖYLERE HİZMET GÖTÜRECEĞİNİ SÖYLEMEMDEN RAHATSIZ OLUNUP SÖZÜM KESİLDİ
Çıktım kürsüye Manavgat`taki birliktelik ruhundan bahsettim. Ve En önemlisi de üstüne basarak söylüyorum MATAB?ın kapanmasından kimsenin fayda bulmayacağını, kapanmaması gerektiğini ifade ederek konuşmalarıma başladım. Kimse çarpıtmasın konuşmalarımı kayıtlarda vardır. Ama eksik bilgilendirmelerden dolayı, o toplantının bilgilendirme toplantısı olması gerektiğini, onun akabinde nasıl ortak duruş göstermemiz gerektiğini, gerekirse ikinci toplantıyla ortak karar verelim diye konuştum. Ve yine toplantıda bilgiler vermeye çalıştım. Bizim orada doğru söylediğimizin kanıtıdır bu. Yasa tasarısıyla ilgili olarak. Kanun netleştiği takdirde resmi gazetede yayınlandığı takdirde Manavgat belediyesi köylere merkez mahalleleri gibi yasal boyutta hizmet yapabilecektir. Zaruri görevi haline gelecektir. Ne hikmetse bundan rahatsızlık duyuldu ve sözüm hoş olmayacak biçimde kesildi. Değerli arkadaşlar bilgimizi paylaştığımız bir yerde neden sözümüz kesildi. Manavgat Belediyesinin köylere yasal boyutta katkı yapabileceğimizi ifade etmemizden, köy muhtarlarımızın bunu bilmesinden neden rahatsızlık duyuldu.

HER BİR KÖYÜMÜZDE MANAVGAT BELEDİYESİNİN TAŞI VARDIR
Yasa tasarısını okuyorum. Bunun arkasından şu yorum geldi. ``Biz zaten belde olarak köylere katkı yapıyoruz. Siz de yapın da övünün``Manavgat Belediyesi 78 köyün bağlı olduğu bir merkez belediyedir. Göreve geldiğimizden beri görev anlayışı itibarıyla köylerimizin yüzde 99`una katkı yapmışızdır. Ama bunu reklam etmemişizdir. Her bir köyümüzde Manavgat Belediyesinin taşı vardır. Belediye başkanlarımız bilir ki, görevi olmadığı için farklı adlarda hizmet verilebilir. Ben bunun yasal boyutunun önünün açıldığını artık resmen hizmet götürebileceğimizi söyledim. Biz Manavgat olarak falan beldeye hizmet yapmadık şimdiden sonra yapacağız demek korkunç derecede gaflettir.

PERSONEL İSTİHDAMI İLE İLGİLİ AĞZIMDAN HİÇ BİR YORUM ÇIKMADI
Akabinde yine burada yasada tüzükte var. Belediyeler kapandığı zaman bu yasa resmileştiği zaman tasarı şunu söylüyor. Valiliklerin yetkisindekiler kapanmayan merkez ilçelere verilecek. Yani Alımlar satımlar, personel istihdamları gibi konular merkez belediyelere verilecek. Burada hata nerdedir? Benim ağzımdan şöyle bir yorum çıkmadı. Yakışıksız bir söylem. ``Bütün personele biz iş vereceğiz`` gibi. Her birini kader arkadaşım olarak gördüğüm belediye çalışanlarını farklı koşullarda değerlendirmek insanlık adabı ve terbiyemizde de yoktur. Ve asla böyle bir cümlemiz de yoktur. Yakışıksız buldum.

KİŞİLER KENDİLERİNİ FARKLI YERDE GÖREBİLİR. BUNUN KAVGASINI VERMENİN YÖNTEMİ PERDE ARKASINDA KASABA SİYASETİ YAPMAK DEĞİLDİR
Hoş olmayan bir açıklama daha bunlar kimseye bir şey kazandırmaz. İnsanların hedefleri olabilir. Hedefi olan insan geçerli insandır. Ufku açık olan insan geçerli insandır. Belli noktaları temsil eden insanlar kendilerine bir büyük hedefi daha koyabilir. Bunu son derece saygıyla karşılarım. Kişiler kendini farklı yerde de görebilir. Ama bunun kavgasını vermenin yöntemi Manavgat siyasetine kıyarak, perde arkasında Kasaba siyaseti yapmak değildir. Bunun yöntemi topluma kendini adam gibi anlatmaktır, toplumun içinde olmak, hizmet etmek, toplumun vicdanına kendini bırakmaktır. Bunun yöntemi o toplantıda Şükrü Sözen toplantıda Gündoğmuş`u İbradı`yı istemedi demek değildir.

İBRADILI ve GÜNDOĞMUŞLU ARKADAŞLARIMIZLA BİZİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR. İZİN VERMEYİZ.
Toplantı sonunda 30-40 tane Gündoğmuş`lu arkadaşım beni aradı. Temsil noktasındaki insanlar sorumlu davranması gerekir. Bana``Başkan sen Gündoğmuş`un Matab`a üye olmasının önüne geçmişsin. İstememişisin`` diyorlar. Ben böyle bir şey söylemedim. Böyle bir cümle ağzımdan asla çıkmadı dedim.``E bizi sayın başkanın kendisi aradı``.İstenirse basına isim de verebilirim. İsim isim aradığı kişileri söyleyebilirim. Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır. Benim söylemediğim bir cümleyi ben söylemişim gibi arayarak söylemekle ne kazanmaya çalıştığını, nasıl bir siyaset anlayışı ortaya koymaya çalıştığını anlamadım. Bu arkadaşım 10 Gündoğmuşlu`yu tanırsa benim 6-7 bin Gündoğmuş`lu dostum var. Ailece görüştüklerim binlerce arkadaşım var. Bu insanlarla beni karşı karşıya getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Gücü de yetmez, İzin de vermem. Ben Gündoğmuşlu arkadaşlarıma gerekli açıklamayı yaptım. Asla böyle bir cümle kullanmadığımı net olarak ifade ettim.

BU SİYASET ANLAYIŞI MANAVGAT`A ZARAR VERİR
Bunu siyaset anlayışı olarak görerek yorumlar yapmak, kısır siyasettir, Manavgat siyasetine zarar verir. Önümüzde yerel seçim var. Daha sıcak siyaset günleri var. Hatırlarsanız 2009`da seçim yaşadık. Kimsenin burnu kanamadan huzur içinde geçirdik. İnsanlar birbirine hakaret etmeden hepinizin de emeği ve desteğiyle siyasetçilerin de duyarlılığı ile sorunsuz atlattık. Buna zarar vermeye şimdiden siyaseti germeye kendi hesapları adına kimsenin hakkı yoktur. Buna asla izin vermeyeceğiz.

Manavgat Belediyesi kendi arıtmasını yapamamış bugüne kadar diye bir yorum vardı.Bunu ilkokul çocuğu bile bu yorumu yapmaz. Bu yorumu nasıl kendine yakıştırdı da yaptı bilemiyorum. Kültürümüz ve siyaset anlayışımız gereği her yerde kendinin yapamadığını her ortamda biz yaptık. Bizden önce emeği olan herkese teşekkür ettik. Bizden önce katkısı olanlara minnet borcumuzu ifade ettik. Biz de bunun ucundan tutmaya geldik diye ifade ettik. Emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Dolayısı ile arıtma da Matab hizmet sürecinin bir parçasıdır. Arıtma Hasan Coşkun`un başkanlığı döneminde başlamıştır. Bakanlıkla Belediye bir protokol yapmıştır. Manavgat Belediyesi buraya büyük ortak olarak girmiştir, ekonomik katkı yapmıştır. Sonra protokol Bakanlıkla imzalanmamıştır ama bugün Matab`ın avukatı da her zaman dile getirmiştir. Protokol yapıldı ama karşılıklı imzalanmadı diye. Arıtma bittiği zaman arıtmanın Manavgat Belediyesi`ne devri konusu vardır diye. Bunu Matab`taki herkes bilir.

MATAB BAŞKANLIĞIMIZDA 4.5 TRİLYONLUK İHALE YAPARAK ARITMAYI AÇTIK. ARKADAŞ BİZ YAPTIK DİYEREK AÇILIŞ YAPTI. SİYASİ ETİK GEREĞİ TEŞEKKÜR ETMESİ GEREKİRDİ
Biz de Matab başkanlığı yaptık bir dönem. Arıtmanın bitirilmesi için 4.5 trilyonluk bir ihale yaptık. Benim dönemimde. Ve bitirdik. O talihsiz sürece girerken makinelerimizi bile çalıştırdık. Terfi istasyonlarımızın hatlarımızın tamamını bitirdik ve talihsiz sürece girdik bu değerli kardeşim geldi. Görev alma şansı yakaladı ve 2 ay sonra tek bir tuğlası olmamasına rağmen, hiç kimsenin adını zikretmeden ``Yapılmayan bir hizmeti Biz yaptık``, diyerek açılışını yaptı??üstüne basarak söylüyorum.

ARITMA TESİSİ MANAVGAT HALKININDIR. BABAMIZIN MÜLKÜ DEĞİLDİR
O arıtma herkes ölçüsünü bilsin. Matab çalıştırıyor ama Manavgat halkınındır. Kimsenin benim de dahil, Babamızın mülkü değildir. Manavgat belediyesi her zaman arıtmasını yapabilecek güçtedir. Geçmişte de bölgede arıtma yokken, o günün teknolojisiyle tek arıtma Manavgat Belediyesindeydi. Geçmişte Biyolojik arıtmadan önce bilin bunu. Teknoloji gelişti. Biyolojik arıtma yapılma ihtiyacı duyuldu. Manavgat Belediyesi yer gösterdi. Büyük ortağı olarak ekonomi koyarak, büyük arıtma faaliyete geçti. Bunu babanın malı gibi benim deme hakkını kendinde bulamazsın ben de bulamam. Manavgat Belediyesi gerektiğinde 10 tane arıtmayı yapabilecek güçtedir. Bunu söyleyecek insanlar eteğindeki taşı dökecek. Koca devasa Manavgat belediyesini aciz bir belediye olarak göstermeye çalışan arkadaşım bir bakacak 3 dönemdir belediye başkanlığı yapıyor bir binada kirada başkanlığı yapıyor. Önce kendisini sorgulayacak.

HAYALİ ABONELER VE RAKAMLARLA BORÇ ÇIKARDILAR
Manavgat Belediyesi`nin MATAB`A 4-4.5 trilyon borcunun olduğu yorumu var. Doğru değildir. Bizimle yapılan görüşmelerde her ortamda biz ``MASKİ`yi kuruyoruz. AB`den seminerler alıyoruz. Bu yapı oluştuğu takdirde ki meclis kararına bağlayacağız. biraz bekleyin, netleştireceğiz, netleşince abonelerimizi size vereceğiz. Bizim verdiğimiz Resmi kayıtlarla tahakkuk ettirirsiniz, biz de vatandaşa tahakkuk ettiririz``dedik. Ama ne ilginçtir ki, hayali abonelerle, rakamlarıyla oturup kendi bünyelerinde bize bir rakam oluşturmuşlar. Bizden rakam almadan, gıyabi rakamlarla borç göndermişler. Gıyaben yapılan faturaları halkımın sırtına nasıl bindiririm. Mümkün değil. Bu yanlış uygulamanın yanı sıra biz de dedik ki, iyi niyetli hareket edelim. Manavgat Belediyesi bizim babamızın malı değil. Toplumun menfaatlerini öncelikli tutmalıyız. Belediyeye böyle temeli olmayan bir külfeti bindiremezsiniz. Bunun hesabını siz de veremezsiniz dedik. 2005`ten itibaren Manavgat halkına ait olan arıtmanın topraklarını terfi hatlarının içinde bulunduğu tamamen araziler Manavgat belediyesinindir, halkındır. Sen halka böyle temelsiz bir borç çıkarırsan, halk da halka ait olan Manavgat belediyesi de 2005`ten beri hesaplamalar doğrultusunda 8.5 trilyonluk seninde geçmişe yönelik seninde halka olan borcun var der. Kira karşılığı olarak. Biz bunu hala demedik.Hala çözümden yanayız., hala kurumları tıkamaktan yana değiliz, çağrıldığımız yerde oluruz. Toplum menfaatlerinde çalışırız.

EVİNİN BAHÇESİNDEKİ VANAYI KAPATMIYORSUN.``ARITMAYI KAPATIRIM`` DERKEN TOPLUMA NE KADAR ZARAR VERECEĞİNİN HESABINI YAPMAK ZORUNDASIN. SORUMLU İDARECİLİK ANLAYIŞINA SIĞMAZ
Şu da hoş değil. Sorumluk taşıyan insanlar kendi mülkü gibi böylesine temsil ettiği makamlara ait mülkler konusunda direk tasarruf uygulayabilir gibi yorumlar yapamaz.``1 ay süre veriyorum. 1 ay sonra Kapatıyorum`` bunlar sorumlu idarecilik anlayışına gitmeyen söylemlerdir. Sen evinin bahçesindeki vanayı kapatmıyorsun. Devasa bir Manavgat halkının kullandığı koca turizm yatırımcılarının kullandığı arıtmayı kapatmaktan bahsediyorsun. Böyle bir cümle ağzından çıkarken bunu yapıp yapamayacağını değerlendirmek zorundasın. Hasbelkader gaflete düştün. Kapatmaya gittin. Bunun neticelerinin topluma ne kadar zarar vereceğinin hesabını yaparak o adımı atmak zorundasın. Sevgili arkadaşım sana bir kardeşin olarak tavsiye ediyorum. Ağzından çıkan cümleleri değerlendirerek geç bundan sonra.

SORGUN ÇAMLIĞI`NDA MATAB`IN PLAN YAPMA YETKİSİ YOK
Sorgun Çamlığımız ile ilgili de bir yorum yapılmış. Tamamen yanlıştır ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir.``Sorgun Çamlığı ile ilgili olarak plan çalışma yapacağız, Manavgat Belediyesi engel oluyor`` denmiş. Manavgat halkını kimse yanlış bilgilendirmesin. Öyle bir şey yok. MATAB`ın Sorgun çamlığında Manavgat`ın bir mahallesi olan yerde plan çalışması yapabilme asla yetkisi yoktur. Bu yetki Manavgat Belediyesindedir. Manavgat Belediyesi de bu sorumluluğundan dolayı orada bir Koruma İmar Plan Çalışması yapmıştır. Bunu da Sorgun Yatırımcılar Birliği ile yapmıştır. Çok güzel bir projedir. Projeyi ortak kararla bitirmişiz. Çamlığı koruyalım diye insanların normal koşulda kullanabileceği bir yer haline getirmek için plan Bakanlığa sunulmuştur.

MATAB GÖRÜŞ BİLDİRMEDİĞİ İÇİN KORUMA AMAÇLI PLANIMIZ BAKANLIKTA ASKIDA BEKLİYOR
Çok ilginçtir ki, bu senenin içinde MATAB da ``Biz plan çalışması yapacağız`` diye bir çalışmaya girdi. Böyle bir şey olmaz. Bu yetkin dahilinde değil. Bu sefer bu bilgi karmaşasından dolayı bizim yaptığımız planla ilgili Bakanlık MATAB`a görüş sormuş. Bu da yanlış aslında. Ama mutlaka Sayın Bakanlık yetkililerinin bir bildiği vardır. Ama hala MATAB`tan görüş yazısı gitmediği için plan Bakanlıkta askıda duruyor. MATAB uzun süredir görüş bildiriyormuş. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. MATAB bize asla telle çevireceğiz, vs ile gelmediler. Ki bizim buna yetki verme hakkımız da yok.

KIZILAĞAÇ`A 7 MİLYON EURO`LUK İÇME SUYU YATIRIMI YAPTIK
Kızılağaç`ta çamurlu su içiriyorlar. Hala yapamadılar diye bir yorum yapılmış. Bu da doğru değil. Göreve geleli 3 yıl oldu. Başından beri Kızılağaç`ın alt yapı projesini ısrarla AB süreciyle birlikte yapıyoruz. Adayken de sözlerimiz vardı. Bu bölgede AB ve Şehircilik Bakanlığı destekli projemiz devam ediyor. Projenin yüzde 40`lık kısmı teslim alındı. İlk etabı Kızılağaç`ı ilgilendiren bölümünün mali boyutu 6 milyon 952 bin AVRO yani 7 milyon AVRO civarındadır. Çok büyük rakamlardır bunlar. Müteahhide yapılan ödeme miktarı 2 milyon 280 bin AVRO?dur. 10 bin metreküplük depo bu projenin içindedir. 56 km şebeke, 22 km ishale hattı, 5 adet kuyu inşaatı vardır. 2013`ün Mayıs ayında teslim alınacaktır. Kızılağaçla ilgili 7 km şebeke döşenmiştir merkeze. Evsel bağlantıları kaldı. Sorguna 4 km hatıplarda 11 km, genel ishale hattının 8 km`si yapıldı. Depo inşaatının yüzde 80`i tamamlandı. Kuyu inşaatı başladı. Ayrıca bu proje kapsamında 114 km kanalizasyon hattının yapımı projelenmiştir. 2014 yılında da proje başlayacaktır. Otursunlar bu rakamları değerlendirsinler. Yıllardır su sorunu yaşayan Kızılağaçtaki yatırımlarımızı. Kızılağaç halkının su sorununu çözüyoruz. Bunlar yakışıksız yorumlardır.

ŞİKAYETÇİ OLDUĞUNUZ YASAYI BİZ HAZIRLAMADIK
Yerel yönetim yasalarını hayata geçiren, gündeme sunan, meclise sunan, komisyonlarda değerlendirmeye sunan, işleyişe hazırlayan benim partim değildir. Bu süreçten rahatsızlık duyan, bu süreçten şikayetçi olan arkadaşımın mensubu olduğu siyasi partidir. Serzenişini bize yapmamalıdır bununla ilgili. Kendi siyasi çarkının içindeki arkadaşlarıyla ve başındaki insanlarla değerlendirmesini yapmasını kendisine tavsiye ediyorum.

MECLİSİN NASIL GÖTÜRÜLECEĞİ KONUSUNDA ÇALIŞMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.
Arkadaşıma biraz daha kendisini belli ölçüde yetiştirmesini tavsiye ediyorum. Bir meclisin nasıl götürüleceğini, meclis adabının ne olduğunu biraz daha çalışmasını tavsiye ederim. Baştan beri devam ettiği usul hatalarını toplantının sonunda da devam ettirdi. Bizler iyi niyetle uyardık. Bizler art niyetli olsaydık. Toplantıyı sabote etmek gibi temel düşüncemiz olsaydı toplantıyı başlatmak için zorlardık. Biz asla böyle bir cihete gitmedik. Orda 3`te 2 çoğunlukla toplantının açılacağını, çoğunluğu sağlamak için sıkıntıya düşüldüğünü gözlemledik. Ama ne koşulda imzaları tamamladığını irdelemedik. Şunu da yapma hakkımız vardı bütün üyeler gibi ``Getirin hazirunu, getirin tutanak altına aldığınız isimleri oylatın, bu insanlar içerde mi`` diyebilirdik. Ama süreyi sadece izledik. Asla toplantıyı tıkamak. Gündoğmuş ve İbradı`nın dahil edilmesinin önüne geçmek, Asla ve asla MATAB`ın kapatılması yönünde duruşumuz ve düşüncemiz olmadığı için süreyi sadece izledik. Ve sürenin bitiminde yine baştan beri devam eden usul hatası yapılırken uyarmak zorundaydık. Bir arkadaşıma uyarttım yine yanlış anlaşılırım diye. Toplantının yapılmasında zaruret olmasına rağımen 3`te 2 çoğunluk, Oylamada da tüzük değişiklikleri içeren konularda 3`te 2 çoğunluk gerekir dedim, Kendi avukatı doğruladı.

MATAB TOPLANTISINI KAPATIP, TERK EDEREK ÜYEYE HAKARET EDİLDİ
Ve neticede Manavgat tarihinde ilk defa gördüğüm. ``Ben toplantıyı bitiriyorum. 3 gün sonraya erteliyorum`` dedi kalktı gitti. Böyle bir şey olmaz. Manavgat tarihi böyle bir şey yaşamadı. Bunu söylemeye hiç birimizin hakkı yok. Ben de her şeyi bilemem. Ama soruyorum, bilenlere danışıyorum bir iş yaparken. Eğer o toplantıyı terk edemeyeceğini bilmiyorsan sorman lazım. Üyeye hakaret edemezsin. Toplantıyı öteleyeceksen bile üyeye sormak zorundasın. Yine biz adaplıca burada da usul hatası yaptığını, üyeye sorması gerektiğini kibarca uyardık. Kişisel Siyasi terbiyem gereği aldığımız sorumluluğun bilincindeyiz. Temsil ettiğimiz makamın bizi nerelere götüreceğini, nerelerde frenleyeceğinin çok iyi bilincinde olan kavrayan bir yapıyız. Ve özel bir gayret sarf ediyoruz Manavgat`ta sosyal barışının bozulmaması adına. Bizler buna ne derece katkı yaparız diye üzerinde hassasiyetle dururken, kimse altından kalkamayacağı şekilde, topluma hesap veremeyeceği şekilde Manavgat siyasetinde kişisel beklentileri adına ki olabilir bu, bunun yöntemi de bu değildir.Manavgat halkına zarar vermeyelim. Ben her biriyle bu insanlar benim arkadaşımdır,meslektaşımdır. Bu gün ben olmayabilirim,yarın o arkadaşımın birisi benim temsil ettiğim kutsal olan Manavgat Belediye Başkanlığını temsil edebilir. Ama o ana kadar kaderinde varsa kendinde biraz daha sorumluluk hissetmesini, yapacağı konuşmaları biraz daha derli toplu, ölçülü yapmasını tavsiye ederim. Sizlerin vesilesiyle Manavgat menfaati için her zaman bir araya gelmeye hazırım.

e-belediye,

iletişim

sanal-tur

rehber

video-galeri

nöbetçi-eczaneler

meclis kararları

ihaleler

manavgat-revize21_03

smsduyuru

gündem

köy evleri